2,877 research outputs found
Some troughts on contitutional complaint
Türk Anayasasındaki 2010 değişikliklerine göre; herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine anayasa şikayeti başvurusunda bulunabilir (Anayasa m. 148/3). Almanya’da ise, AİHS (m. 93/4) kapsamında bir sınırlama bulunmamaktadır. Eğer bir kanuna ilişkin Anayasa şikayeti yerinde bulunursa olursa, kanun hükümsüz olarak kabul edilir ve Federal Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir. Türk Hukukuna göre, Anayasa şikayeti kanunkoyucunun işlemlerine karşı yöneltilemez. Türk Hukukundaki Anayasa şikayetinin hukuki kaynağı Alman hukukudur, ancak bazı önemli değişiklikler bulunmaktadır. Makale her iki sistem arasında küçük bir karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle ilgili yasal hükümler sunulmuştur.According to amendments of the Turkish constitution on 2010 any person, which claims that one of his fundamental rights and freedoms within the scope of the European Convention on Human Rights which are guaranteed by the constitution may lodge a constitutional complaint with the constitutional court (Art. 148/3 the Turkish Constitution). According to Germany there is no limitation within the scope of the ECHR (Art. 93/4 a). If a complaint against a law is upheld, the law shall be declared null and void by the Federal Constitutional Court. According to Turkish Law the constitutional complaint cannot be directed against the acts of the legislative. The law source of the constitutional complaint in Turkish law is German law, but there are some important differences. The article aims a small comparison between both systems. Therefore the relevant legal provisions are presented
About neuroscience and the law
Batı'da ve özellikle Almanya'da 90'lı yıllarda yoğunlaşan beyin araştırmalarında ve nörolojik bilimlerdeki ilerlemeler, determinizm ve indeterminizm ve dolayısıyla irade özgürlüğü arasındaki eski tartışmayı alevlendirmiştir. Katı deterministler irade özgürlüğünün bir illüzyon olduğunu ileri sürerek, kusura dayanan ceza hukukundan vazgeçmeyi, bunun yerine güvenlik tedbirlerine başvurmayı önermektedir. İndeterministler hukuk düzeninin normatif özelliğini vurgulayıp, irade özgürlüğünün ampirik niteliği konusuna girmemektedir. İndeterminizm sadece kusura dayanan ceza hukukunun değil, tüm hukuk düzeninin temellerini sarsılmasını engellemeye çalışmaktadır. İrade özgürlüğünün kanıtlanması veya kanıtlanmamasından bağımsız olarak irade özgürlüğünden vazgeçmemiz, bu kurum yerine koyabileceğimiz, bu fonksiyonu üstlenebilecek başka bir kurum olmaması nedeniyle mümkün görünmemektedir.In the west, particularly in Germany around 90s the advanced improvement in brain research and neurology, determinism and indeterminism caused the old debate in relation to the freedom of will to arise, as a result. Determinists argued and suggested that the freedom of will is an illusion, a law which tolerates criminal law based on fault instead of the security measures that should be applied. The highlight of the indeterministic rule of law does not seem to address the empirical nature of the freedom of will. Indeterminism is not only the law which tolerates criminal law based on fault, it completely destroys the principles of the entire legal order foundations. The function to make a decision of whether the freedom of will should be exercised or not in a specific situation could be appointed to a suitable institution, but due to the lack of such an institution in existence is therefore impossible
Some thoughts about the interpretation in the jurisprudence
Yorum konusu genel hukuk teorisinin ve hukuk metodolojisinin temel konula rından biri olmaya devam etmektedir. Alman hukukunda yorum konusunda temel tartışmalar özünde anayasa hukuku ve demokrasi teorisini ilgilendiren bir nitelik taşımaktadır. Yorum konusu güçler ayrılığı ve hukuk devleti bağlamında tartışılmaktadır. Hukukta yorum denince Almanya´da ve tüm dünyada akla hala Savigny gelmektedir. Savigny zamanının hukuk biliminin metodolojiik tartışma larını özetlemiş ve yorumun dört unsurunu öne çıkarmıştır. Savigny bu unsur ları gramatik, mantıki, tarihsel ve sistematik unsurlar olarak adlandırmaktadır. Savigny hukukta hermeneutiğin öncülerinden biri olarak görülmektedir. Hukukta hermeneutik yöntemin uygulanmasıyla yasa metninin her bir hukuk uygulamacısı için her zaman, her koşulda aynı anlamı veren bir nesne olmadığını tespit ederiz. Farklı uygulamacılar için aynı metin farklı anlam ifade eder.The juridical interpretation is still continuing one of the main topics of the general theory of law and juridical methodology. The debates in the German law focus mainly on the constitution law and the theory of democracy. The topic of the inter- pretation is discussed in relation to the checks and balances and the rule of law. If we mention the interpretation in Germany and in the whole world, we remember still Savingy. Savigny summarized the methodological debates in his time and he pointed out the four elements of the interpretations. Savigny called these elements as grammatical, logical, historical and systematical elements. Savigny is regarded also as a pioneer of the hermeneutic in the jurisprudence.Publisher versio
Kant’ın hukuk felsefesinin temel taşları
2024 yılında doğumunun 300. Yılı kutlanan Kant, felsefede olduğu kadar hukuk felsefesi ve devlet kuramında da bir dönüm noktasıdır. Bu çalışmada Kant’ın modern hukuka yaptığı önemli katkılardan normatif temel norm, hukuk ve ahlak ayrımının perde arkasındaki tarihsel koşullar, Kant’ta hukuk devleti kavramı gibi Türk literatüründe tartışılmamış konular ele alınmaktadır. Kant’a göre akli hukuka göre temellendirilmiş pozitif hukuk, akli hukuktan kesin önceliğe sahiptir. Hukuka itaati ahlaki bir görev olarak da anlayan Kant açısından pozitif hukuk kesin önceliğe sahipse, devletin koyduğu yasaya, devlet başkanına karşı direnme de reddedilmelidir. Özgürlüğe yapılan atıfla, hukukun merkezi görevi bireyin dışsal özgürlüğünün korunması olarak ortaya çıkar. Ama hukuk bununla aynı zamanda temel meşruiyetini ve sınırlamasını da bulur. Kant açısından hukuka uygun bir durum, sadece hukuk devletinde etkili bir biçimde güvence altındadır ve adil olarak sürdürülebilir. Kamu gücünün, hukukun belirlenmesi, icrası ve denetiminde devlet öncesi doğal durumun yerine geçmesi hukuk devletini ortaya çıkartmaktadır. “Ebedi Barış Üzerine” isimli çalışmasının ilk maddesinde Kant “her ülkenin sivil anayasası cumhuriyetçi olmalıdır” diye yazar. Böylece cumhuriyet her gerçek yasa koyuculuğun zorunlu temeli olmaktadır. Kant bugün için de hukuk kuramında normlar hiyerarşisi bağlamında temel norm idesi, yine hukuk kuramında hukuk ve ahlak ayırımı, bunun Anayasa hukukunda, temel haklar ve özgürlükler kuramında özgürlüklerin korunması açısından önemi, kişilerin hiçbir zaman sırf araç olarak görülemeyeceği, bizatihi amaç olması anlamında araçsallaştırma yasağı, hukuk devletinde devletin özgürlük ve eşitlik ilkeleriyle bağlılığı, güçler ayrılığı, hukuk felsefesinde ve anayasa hukukunda cumhuriyetçilik idesi, devletler hukukunda barış içinde birlikte yaşamanın koşulları bağlamında günümüzde hala hararetle tartışılan bir düşünür olmaya devam etmektedir.Publisher versio
H yasaya sadakati̇n farklı bır okuması: Philipp Heck
Önemli eserlerinden bazıları „ Reichsgericht und Interessensjurisprudenz, in: RG Festschrift, Bd. I, s. 161; Wohin führt die Interessenjurisprudenz ?; Die Rechtswissenschaft im Umbau, 1950Publisher versio
New wave simulations to the (3+1)-dimensional modified Kdv-Zakharov-Kuznetsov equation
International Conference on Numerical Analysis and Applied Mathematics (ICNAAM) - SEP 19-25, 2016 - Rhodes, GREECEWOS: 000410159800577In this study, we apply an effective method which is improved Bernoulli sub-equation function method (IBSEFM) to the (3+1)-dimensional modified KdV-Zakharov-Kuznetsov equation. It gives some new wave simulations such as complex and exponential structures. We check up whether all structures verify the (3+1)-dimensional modified KdV-Zakharov-Kuznetsov model. Then, we plot three and two dimensional surfaces of obtained solutions by using Wolfram Mathematica 9
Hypericum perforatum L.: a medicinal plant with potential as a curative agent against obesity-associated complications
WOS: 000581562900002PubMed ID: 33090307Obesity is a low-grade inflammatory disease that is getting increasingly common among adults and children and causes different complications. Insulin resistance, Type II diabetes, atherosclerosis, metabolic syndrome and hypertension are among the major health problems, that are associated with obesity. Some medications are used to treat obese individuals and metabolic surgery is recommended, if appropriate, for individuals with a BMI >= 40. Due to the fact that medications and metabolic surgery are not tolerated by all, researchers focus on alternative therapies. Medicinal plants comprise the most important group of these alternative treatments. Hypericum perforatum L. is the medicinal plant, which we focused on in this study. Hypericum perforatum L. has been recognized as a medicinally valuable plant for over 2000 years. It has been used for generations to treat anxiety, depression, insomnia, gastritis, hemorrhoids, wounds, and burns. Recent studies have indeed shown promising effects for the treatment of obesity. In this study, 3T3-L1 adipocytes were used to mimic the adipocyte differentiation associated with obesity in cellular terms. Lipoprotein lipase (Lpl), Diacylglycerol-O-acyltransferase 1 (Dgat1), Fatty acid synthase (Fasn) markers were used to study the lipid accumulation, and Collagen V (ColV) was used to study cell elasticity to investigate the relationship of the effects of the administration of Hypericum perforatum L. with obesity.Scientific Resarch Project (BAP) Grant from the Mula Stk Kocman University [AR-GE 17/059]This work was supported by the Scientific Resarch Project (BAP) Grant (AR-GE 17/059) from the Mula Stk Kocman University granted to Dr. Filiz ALTAN. Authors would like to thank to Dr. Reat uNAL for valuable scientific support and critical reading; to Dr. Zekiye Buket YILMAZ for critical reading and language editing; to Dr. Guven GoRK and Dr. Olcay CEYLAN for providing the plant material and to Dr. Mehmet VAROL for his expertise and assistance in technical editing
Client-server versus peer-to-peer
This study identifies optimal transmission mechanisms for a video streaming service in a peer-to-peer network structure under different payment mechanisms: pay as you watch and pay upfront. We calculate a uniform, feasible service price using the utilities of the users and associated server profits for every possible peer-to-peer distribution tree. We prove that when the server has linear or concave costs, the client-server structure is more profitable than any peer-to-peer structure. This statement holds even when the users have maximal tolerance to indefinitely long pre-roll delays. When the server however, has convex costs, we show that the optimal network structure depends on the system parameters and there is no single distribution mechanism that provides the optimal server profit for every operating point of the network.Bu çalışma, eşler arası ağ yapısı altında farklı ödeme mekanizmaları (izlerken öde ve önceden öde) ile bir video akışı hizmeti için en iyi dağıtım mekanizmalarını belirleme-ktedir. Kullanıcıların faydaları ve sunucunun bunlara denk gelen karlarını kullanarak her bir olası eşler arası dağıtım ağacı için tekdüze olurlu bir fiyat hesaplanmaktadır. Sunucunun doğrusal veya içbükey maliyetlere sahip olması durumunda, istemci-sunucu yapısının, herhangi bir eşler arası yapıya göre daha karlı olduğunu ispatlanmıştır. Bu ifade kullanıcıların yayın öncesi gecikmelere karşı azami toleransa sahip oldukları du-rumda dahi geçerliliğini korumaktadır. Sunucunun dışbükey maliyetlere sahip olduğu durumda ise en iyi ağ yapısının sistem parametrelerine bağlı olduğu ve ağın her bir işletim noktası için en çok sunucu karını sağlayan tek bir dağıtım mekanizmasının olmadığı gösterilmiştir.Publisher versio
Açılış Sunuşu: Fehmi Doğan-Mehmet Ünal
Çok sayıda konut, eğitim, alışveriş, yönetim yapıları ve imar planları üreten, büyük ölçekli projelere imza atan, bunlara paralel olarak kimi projelerin yapım işlerini de üstlenen, Ankara’nın yapılı çevresini oluşturan çeşitli ve nitelikli yapılar tasarlayan, özellikle sinema yapılarına odaklanarak kentin kültürel hayatında mekânsal açıdan önemli izler bırakan Fehmi Doğan-Mehmet Ünal ikilisinin mimarlık serüvenlerini ortaya çıkarmak amacıyla düzenlenecek olan panelde; özel bir önemi hak eden ikiliyi mimarlık ortamının gündemine taşımak hedeflenmektedir
- …
