1,720,975 research outputs found

    The binding problem to law courts for criminal judgement

    No full text
    Anayasanın 138. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, hukuk hâkimleri, yasama, yürütme ve yargı organları da dahil olmak üzere, diğer organlar karşısında bağımsızdır. Hukuk hâkimlerinin tüm organlara karşı bağımsız olduğunu ortaya koyan bu anayasal hüküm dışında, yine bazı kanunlarda da bu konuyla ilgili bazı hükümlere yer verilmiştir. İşte bu kanuni düzenlemeler nedeniyle, hukuk hâkimleri kural olarak, ceza soruşturmaları ve ceza yargılamaları karşısında da bağımsızdır. Dolayısıyla, bir hukuk davasıyla bağlantılı olan bir ceza soruşturması veya yargılaması sırasında elde edilen deliller ya da verilen kararlar, kural olarak hukuk davalarını etkilemez. Hukuk hâkiminin, hukuk davasıyla bağlantılı olan bir ceza soruşturması veya yargılamasını, hukuk davası için, bekletici mesele yapmasına da gerek yoktur. Ancak, her ne kadar hukuk hâkimi kural olarak, ceza yargısı karşısında bağımsız ise de, hukuk hâkiminin bağımsızlığını düzenleyen kanuni hükümlerin doktrindeki yazarlar ve Yüksek Mahkemece yorumlanması sonucunda, hukuk hâkiminin bazı hallerde, ceza yargısı karşısında bağımsız olmadığı, bir ceza soruşturması veya yargılaması sırasında elde edilen delillerin ya da verilen kararların bazı hallerde hukuk davasını etkileyebileceği, yine hukuk hâkiminin, hukuk davası ile bağlantılı olan bir ceza soruşturması ya da yargılamasını, hukuk davası için bekletici mesele yapması gerektiği kabul edilmiştir.As it is clearly stated in the 138th article of constitution, law judges are independent against other institutions including legislation, execution and judgement institutions. Except for this constitutional provision revealing that law judges are independent against all the institutions, some provisions are included even in some other laws. Due to this legal regulations, law judges are independent against criminal investigations and criminal procedure as a rule. Hence, evidences reached or decisions made during the process for criminal investigations and criminal procedure binding a civil suit don?t influence civil suits as a rule. There is no need for a law judge to make criminal investigations and criminal procedure binding a civil suit, a prejudicial issue for a civil suit. But, although a law judge is independent against criminal procedure as a rule, as a result of interpretation of writers in doctrine and high court about legal provisions regulating the independence of the law judge, it is accepted that in some situations, a law judge is not independent against criminal procedure, evidences reached or decisions made during a criminal investigation and criminal procedure could affect the civil suit, a law judge must consider a criminal investigation or criminal procedure binding a civil suit as a prejudial issue

    Bankruptcy case

    No full text
    Çalısmamızın konusu söz konusu iki iflâs sebebinin gerçeklesmesi halinde, iflâsa tabi bir kisi hakkında iflâs kararının nasıl verilecegidir. Çalısmamız yedi paragraftan olusmaktadır. lk paragrafta iflâs hakkında ve iflâs yolları hakkında bilgi vermeye çalıstık. kinci paragrafta genel olarak iflâs davası ve söz konusu davanın sahip oldugu özellikleri iflâs davasına hâkim olan ilkeler baslıgı altında incelemeye çalıstık. Üçüncü ve dördüncü paragrafta medeni yargıya tabi iflâs davasını usul hukuku boyutuyla ele alarak yargılama asamalarını incelemeye çalıstık. Aslında bu üç paragraf altında yapmaya çalıstıgımız; iflâs davasını cra ve flâs Hukuku ile Medeni Usul Hukuku'nun birlestigi noktadan gözlemlemektir. Besinci paragrafta ayrı baslıklar altında iflâs davasında karsımıza çıkabilecek, iflâs davasına özgü kurumlar ele alınmaya çalısıldı. Konu hakkındaki açıklamalarımızı yaparken konunun daha iyi anlasılabilmesi ve daha kalıcı olması amacıyla yargılama faaliyetinde iflâs davasını inceleyen mahkeme hangi asamaları izliyorsa, buna uygun bir sekilde hareket etmeye çalıstık. Dolayısıyla, yukarıda saydıgımız bes paragraftan sonra altıncı paragrafta, iflâs kararı hakkında bilgi verdikten sonra yedinci paragrafta, iflâs kararına karsı gidilebilecek kanun yolları hakkında da ilgi verdikten sonra çalısmamızı sonlandırdık.The subject of the study is how an adjudication order about someone who doesn't exempt property is given in the case that two bankruptcy causes realized. The study consists of seven sections. in the first section, the case of bankruptcy and the ways of bankruptcy have been discussed. in the second section, an overview of bankruptcy case and the features of it were discussed under the heading of principles governing bankruptcy case. In the third and the fourth sections, we seek to analyze the phases of judgment by handling the bankruptcy case -subject to civil judgment- in the terms of procedural law. In fact, what we are trying to do in these three sections is to observe the case of bankruptcy from a point where Execution and Bankruptcy Law and Civil Procedural Law meet. In the fifth section, the institutions unique to bankruptcy case are discussed under separate headings. in our explanations about the subject, to give a clear- cut picture of the case, we try to follow the procedural order court investigating the bankruptcy case follows. Therefore, after the fıve sections we mentioned above, in the sixth section we gave information about bankruptcy decree. In the seventh section, information about the legal procedures to be followed against an adjudication order is provided

    Execution denial indemnity in the execution and Bankrupt Law

    No full text
    Alacak ve borç ilişkisinde beklenen, borçlunun borcunu kendi isteği ile yerine getirmesidir. Ancak her toplumda borcunu yerine getirmekten kaçınan borçlular bulunacaktır. Bu gerçek karsısında, alacaklının hakkına kavuşması meselesi kendiliğinden hukuki boyut kazanmaktadır. Çalışmamızda alacağını tahsil amacıyla icra takibine başlayan alacaklının alacağına geç kavuşmasını önlemek amacıyla İcra ve İflas Kanunun çeşitli maddelerinde yer verilen icra inkar tazminatı tüm yönleriyle değerlendirilmiştir. Dört paragraftan oluşan çalışmamızın birinci paragrafında icra inkar tazminatı kavramı hakkında genel bilgiler verilmiştir. Bu paragrafta, icra inkar tazminatının tarihçesi hakkında bilgi verildikten sonra, tanımı yapılmış ve icra inkar tazminatının amacı belirlenmiştir. Bu paragrafta son olarak icra inkar tazminatının hukuki niteliği değerlendirilmiştir. Çalışmanın ikinci paragrafında, İcra ve İflas Kanununda öngörülen tazminatların nitelikleri ile icra inkar tazminatı olarak isimlendirilip isimlendirilmeyecekleri de değerlendirilmek suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları incelenmiştir. Üçüncü paragrafta, mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde icra inkar tazminatının miktarının nasıl tespit olunacağı ayrıca günümüz ekonomik koşulları gözetildiğinde kanunda öngörülen icra inkar tazminatının alt sınırının yüksek olup olmadığı meselesi değerlendirilmiş ve davaya son veren usulü işlemler ile davanın konusuz kalması halinde icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği değerlendirilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise İcra ve İflas Kanunun çeşitli maddelerinde, borçlu yararına hükmedilmesi öngörülen tazminatın hangi hallerde hükmedileceği değerlendirildikten sonra, borçlu yararına hükmedilen tazminatın icra inkar tazminatı olarak kabul edilip edilmeyeceği meselesi açıklanmıştır.What is expected in a credit-obligation relationship is that the debtor fulfill his obligation of his own accord. However, in every community there will be such debtors, who refuse to fulfill his obligations. In this case, the matter for the creditor to attain his rights gains automatically a legal dimension. In this work, the various articles in the Execution and Bankruptcy Law regarding all aspects of execution denial indemnity are to be reviewed to prevent the creditor, who has already started enforcement proceedings, from late acquisition of his receivables. In the first paragraph of the work, which consists of four paragraphs, general information about the execution denial indemnity has been given. In this paragraph, after providing information about the history of execution denial indemnity, its definition is made and the purpose of execution denial indemnity is determined. Finally, in this paragraph, the legal feature of execution denial indemnity is evaluated. In the second paragraph, the terms to adjudge an execution denial indemnity are examined through the evaluation about whether the properties of anticipated indemnity in the Enforcement and Bankruptcy Law is denominated as execution denial indemnity or not. In the third paragraph, according to the current legal arrangements, the elaboration regarding how to determine the amount of execution denial indemnity and whether the execution denial indemnity?s lower limit is high or low considering the current economic conditions the situation is carried out, and the procedures to call off the case and the matter regarding whether to adjudge or not to execution denial indemnity if the case remains without subject are also evaluated. In the final part of the study, in various articles in the Execution and Bankruptcy Law, upon elaboration about in which cases the indemnity envisaged to be adjudged in favor of the debtor is made, the matter about whether the indemnity adjudged in favor of the debtor could be determined as execution denial indemnity or not is clarified

    Verdict of judge with imperfect examination and investigation

    No full text
    Çagdas toplumlarda haksızlıga ugradıgını düsünen insanlar, haklarını yargı önünde ararlar. Yargılama ve bunun sonucunda adaletle uyusmazlıkları çözme, bir devletin vatandaslarına verebilecegi en büyük ve en önemli hizmettir. Devlet adalet hizmetini adliye personeli ile hakim ve Cumhuriyet Savcıları aracılıgı ile yerine getirir. Özel hukuka iliskin olarak adliyeye intikal eden bir uyusmazlıgı hukuk hakimi sonuçlandırır. Hukuk yargılamasının amacı adaletli karar vermektir. Kararın adaletli olması ise, kararın taraflar arasındaki uyusmazlıgı, tarafları tatmin eder biçimde ortadan kaldırılmasının yanında toplumsal barısı saglamaya yönelik olması demektir. ilk derece adli yargı mahkemeleri tarafından verilen kararların hukukilik denetimi yürürlükteki mevzuatımıza göre Yargıtay tarafından yapılmaktadır. Yargıtay tarafından bozulan kararların büyük bir çogunlugunda ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ve arastırma ile hüküm kurdugu ve arastırmanın ve incelemenin hüküm kurmaya yetmedigi belirtilerek ilk derece mahkemelerinin kararları bozulmaktadır. Hakim yargılamanın basından sonuna kadar usul kurallarına uygun olarak yargılamaya yön vermelidir.Yeterli sorusturma, inceleme ve degerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm verilmemesi gerekir. Hiçbir arastırma, sorusturma ve inceleme yapılmadan uyusmazlık çözülmemelidir. Eksik inceleme ile adil bir sonuca ulasılması mümkün degildir. Çalısmamızda öncelikle eksik inceleme ve arastırmanın tanımı yapılmıs ve tarafımızca tespit edilen unsurları üzerinde durulduktan sonra eksik inceleme ve arastırma ile hüküm kurulmasının nedenleri açıklanmıstır. Daha sonra eksik inceleme ve arastırma ile hüküm kurulmasının sonuçları irdelenmistir.People in modern society think they are exposed to injustice ask for their rights from judgment. To judge and solve the problem is the most important service that government could serve to their citizens. Public provides judgment service by courthouse workers with judges and public prosecutor . A conflict relating to private law is concluded by judge. The aim of trial (judgment) is to give just decisions. Just decision means that a disagreement among sides should be lift up in a way that the sides are satisfied, and also just decision aims to provide public peace. The decisions of instant courts are audited in respect of legality by Supreme Court according to current rules and regulations. The Supreme Court spoils most of the decisions of the instant judicial courts because the instant courts do not make enough examination and investigation to make a decision. Judge must direct trial (judgment) a suitable way for procedure from beginning to at the end. Disagreements should not be solved with imperfect examination and investigation. In this work imperfect examination and investigation is defined first and the elements which we fix are examined then the causes of imperfect examination and investigation are explained. Finally the results of imperfect examination and investigation are explicated

    Counterclaim

    No full text
    Medeni Usul Hukuku'nun başta gelen amacı, kişilerin maddi hukuktan doğan haklarını tespit etmek, korumak ve toplum içinde hukuksal barışı ve güvenliği sağlamaktır. Bireylerin haklarını yasalar çerçevesinde elde etmesinin yollarından biri olan davalar hukukumuzda farklılık arz etmektedir. İncelememizin konusu olan Karşılık Dava da uygulamada çok fazla görülen dava türlerindendir. Kişinin kendisine karşı açılmış olan bir davanın davacısına takas, mahsup ve bağlantı iddialarını içerir taleplerinin aynı davada karara bağlanması yolu karşılık dava ile sağlanmış olur. İncelememizde Karşılık Dava kavramının hukukumuzdaki yerini uygulamadan örnekler vererek birinci bölümde esasa usule yönelik hükümlerini ve ikinci bölümde ise usule yönelik hükümlerini inceledik.The primary purpose of Civil Procedure Law is to identify and protect the individual rights arising from substantive law and to provide legal peace and security in the community. The legal actions which are one of the ways for the individuals to obtain their rights under the laws differ in our law. The counterclaim, which is the subject of our study, is one of the most common claims filed in practice. The counterclaim is made by the defendant in an action against the plaintiff and settles the requests including clearance, offset and connection claims in the same action In the first chapter of our study, we discussed the provisions on principles and the role of counterclaim in our law by giving examples from the practices. In the second chapter of our study, we discussed the procedural provisions

    The institution of expertness in Turkish and Azerbaijan Legislation on the Civil Procedure Law

    No full text
    Hakimin, önüne gelen her davaya ilişkin maddi vakıalara ve hukuki konulara yeterince vakıf olabilmesi mümkün olmadığı halde, uyuşmazlığı sağlıklı bir hükümle çözmekle yükümlü olduğu açıktır. Fakat hakimin, sadece genel hukuk bilgisi ve deneyimi ile hemen her konuda karar vermesi mümkün olamamaktadır. Nitekim mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakim, ancak davanın çözümünde özel veya teknik bilgiye ihtiyaç duy¬duğu durumlarda bilirkişiye başvurabilir. Özel veya teknik bilgi olmaksızın özellikle hukuki konularda bilirkişiye gitme yetkisi hakime verilmemiştir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesi mümkün olan konularda, hakim bilirkişiye başvuramaz. Zira, hukuk kurallarını re'sen araştırıp bulma ve olaya uygulama, zaten hakimin işidir. Ayrıca, hukuki sorunların en yetkin bilirkişisi hakimin bizzat kendisidir. Hakimin hukuki konularda bilirkişiye başvuramayacağı kuralı sadece HUMK ve HMK değil, anayasa ve birçok özel kanunlarda da düzenlenmiştir. Bu nedenle mahkemelerde, özel ve teknik bilgiyi gerektiren durumlarda, çok ka¬rışık ve çelişkilerle dolu hukuki konularda, uzmanlık gerektiren uyuşmazlık konusu olguların çözümünde yaygın bir biçimde bilirkişiye başvurulmaktadır. Hakimlerin de, mesleki yeterlilik (ehliyet) düzeyi itibariyle hangi nitelikte ve inceleme alanı itibariyle hangi konuda bilirkişiye başvurması gerektiğini çok dikkatlice belirlemesi ve bilirkişinin dürüst ve tarafsız kişiliğini çok iyi araştır¬ması ve tarafların görüşünü de alarak hazırlayacağı sorularla bilirkişiyi iyi yön-lendirmesi hatta yönetmesi gerekmektedir. Mahkemelerin hemen her konuda fırsat buldukça ve en küçük duraksamada araştırma ve inceleme yapmadan bilirkişi görüşüne başvurmakta olduğu; bilirkişiye gidilmesi gereken hallerde ise işin bütünü ve tüm sorunlar bilirkişiye bırakılmakta olduğu ve alınan raporların aynen karara aktarılmakta olduğu ileri sürülmektedir. Bu bakımdan, hemen her konuda bilirkişiye başvurma eğilimi gösterdikleri için eleştirilen hakimlerin, gerçekten ihtiyaç duyduklarından bu yola gittikleri kanaatiyle, asıl üzerinde durulması gereken hususun raporların denetlenmesi ve değerlendirilmesi olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle, bir yandan hakimlerin, "hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi" ile donanmasını sağlamaya çalışırken, diğer yandan ihti¬yaç duydukları hukuki bilgi alanında da bilirkişiye başvurmalarına izin verilmelidir. Zira, sosyal ilişkilerin neredeyse tamamını kuşatan hukuk gibi kapsamlı bir alanda, hakimin her yönüyle bilgi sahibi olamayacağı kabul edilmelidir. Hangi hallerde bilirkişiye başvurulması gerektiğine hakim kendisi karar verir. Hakim, ilk önce davanın karara bağlanabilmesi için gerçekten özel veya teknik bilginin gerekli olup olmadığını, gerekli ise kendi özel veya teknik bilgisinin o davada yeterli olup olmadığını değerlendirmeli ve bilirkişiye başvurmanın ge¬rekli olup olmadığını kendisi takdir etmelidir. Bilirkişi görüşünün hakimi bağlamamasının anlamı, bilirkişi görüşüne ihtiyaç duyan hakimin, onu göz ardı ederek karar vermesi değildir. her şeyden önce hangi düşünce ve gerekçe ile bilirkişiye başvurma ihtiyacı duyduğunu, hangi hususta özel veya teknik bir bilgiye gerek olduğunu, rapordan ne ölçüde yararlandığını, raporun hangi açılardan yetersiz kaldığını, hangi saikle raporun aksine bir kanaate ulaştığını ikna edici bir üslup¬la ortaya koymak durumundadır. Sahip olmadığı özel veya teknik bilgi alanında bilirkişiye başvuran hakim, bilirkişi raporunu değerlendirirken, bilirkişi raporunu değil, bilirkişi görüşünün davanın çözümüne olabilecek katkısını değerlendirmektedir. Hakimin, raporu diğer delillerle serbestçe değerlendirilmesinin doğal bir sonucu olarak; hakim raporu yeterli görmemekle beraber, raporda yazılı olan özel ve teknik bilgilerden hareketle, bilirkişinin raporunda varmış olduğu sonucun yanlış olduğu kanısına ulaşacak olursa, bunun gerekçelerini açıkça ortaya koymak suretiyle, bilirkişi raporunun aksine de karar verebilecektir. Bilirkişi raporunda yazılı olan özel ve teknik açıklamalardan, bilirkişi raporunda varılan sonucun yanlış olduğu¬nu takdir edebilecek derecede bilgi sahibi olduğu kanısına varabiliyorsa, yeni bir bilir¬kişi incelemesi yaptırmadan, bilirkişi raporunun aksine de karar verebilmelidir. Buna göre, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde hakimin takdir hakkının bulunması demek, raporu yetersiz bulması halinde mutlaka ek rapor istenmesi veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiği değil, bilirkişiye başvurmanın gerekip gerekmediğine karar verme yetkisinin hakime verilmesi ve gerekçesini göstermek kaydıyla rapordan farklı bir karar verebilmesinin kabul edilmesi demektir. Bilirkişilik müessesesinden beklenen faydanın sağlanabilmesi için, bilir¬kişinin tarafsız ve uzman olması gerekir. Uzman olmayan kişilerce yaptırılan inceleme teknik ve gerçek anlamda kesinlikle bilirkişi incelemesi olarak değerlendirilmemelidir. Bilirkişiler belirlenirken, görüş istenen konunun hangi uzmanlık alanına girdiği ve o konuda ne tür bir mesleki yeterlilik aranacağı ve ne tür vasıflara sahip kişilerin görüşüne başvurulması gerektiği, hakim tarafından titiz bir inceleme ile kararlaştırılmalıdır.In this study, The Institution of Expertness in Turkish and Azerbaijan Legislation on The Civil Procedure Law and its analyze described according to the legal provisions of concept of expert and the decisions of High Supreme Court. The first chapter explains the legal characteristics and definition of the concept of expertise, the reasons why we need to the Institution of Expertness and the importance of the institution and the characteristics of expert. Also the chapter defines the position of the concept in the comparative law and making comparisons with the nearby concepts to the Institution of expertness. The second chapter describes the stages of the Institution of Expertness, the scope of the expertise examination, the duty of the expertise and the report of expert. In the last part of the chapter, the Institution of Expertness, analyzed specifically and the topic is developed with decisions of High Supreme Court. Than it has been investigated in resource, preparing the process of the expert report; the experts powers when the report preparing, report's content, report's form, report's qualities, to entrust the report to court what the judge have to do when the report not prepare, notification the report to the parties and refused the report by parties with which path the judge choose when the admission or refused the report situation. In the last chapter, the problems regarding Institution of Expertness and proposals for the solution are discussed, some of these problems may solve with legal arrangements and judges' efforts are also mentioned. And finally the resource has finished, the expert report which prepared and present of binding priority how investigate in doctrine and in this sense what the concepts' which take form the notable than what the attitude of High Supreme Court

    The comparison between Turkish attorney law and Albanian attorney law

    No full text
    Adaletin tecelli etmesinde avukatların rolü tartışılamaz. 'Türk Avukatlık Hukukunun Arnavutluk Avukatlık Hukuku İle Karşılaştırılması' isimli bu çalışmamızda genel hatlarıyla belirtmek gerekirse şu şekilde bir yöntem kullanılacaktır. Tez çalışmamız: Giriş, Türk Avukatlık Hukuku, Arnavutluk Avukatlık Hukuku, iki ülke avukatlık hukuklarının mukayesesi ve sonuç bölümlerinden oluşacaktır. Birinci bölümde, Türk avukatlık hukuku açıklanmaya çalışılmış olup. Başlıca olarak avukatlık mesleğinin nitelikleri, avukatlık mesleğine kabul şartları, avukatın hak ve yetkileri, avukatın yükümlülükleri, avukatların kamu niteliğindeki meslek örgütleri ele alınarak değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, Arnavutluk avukatlık hukuku açıklanmaya çalışılmıştır. Başlıca olarak avukatlık mesleğinin nitelikleri, avukatlık mesleğine kabul şartları, avukatın hak ve yetkileri, avukatın yükümlülükleri, avukatların kamu niteliğindeki meslek örgütleri ele alınarak açıklanmıştır. İki ülke avukatlık hukuklarının mukayesesi bölümünde Türk avukatlık hukuku ile Arnavutluk avukatlık hukuku arasında bulunan farklar ve benzerlikler açıklanmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde bu konu ile ilgili yorumlarımıza yer verilmiştir. Ayrıca bu bölümde Arnavutluk avukatlık hukukunda bazı konulara ilişkin eleştirilerimize ve mesleğin itibarının zedelenmemesi adına bu konulara ilişkin önerilerimize yer verilmiştir. Yapmış olduğumuz bu analiz gerek kendi görüşlerimiz gerekse konunun uzmanlarının ve değerli hocalarımızın görüşleriyle birlikte desteklenmiş olup bu çalışmada iki ülke avukatlık hukukuna daha çok yönlü bakma ve bu iki ülke avukatlık hukukunu mukayese etme imkânı sunulmaya çalışılmıştır.In order for justice to come true the role of lawyers is undisputed. In our work named 'The Comparison Between Turkish Attorney Law and Albanian Attorney Law' in general this is the method used. Our study: will consist of entrance, Turkish Attorney Law, Albanian Attorney Law, the comparison between two countries? attorney legal framework and the result. In the first part, we tried to explain the Turkish Attorney Law. First of all, we evaluated and explained topics such as: The characteristics of attorney profession, the criterions of admission, the right and the competences of attorney, the obligation of attorney and the attorney organizations in public sector. In the second part, we tried to explain Albanian Attorney Law. First of all, we evaluated and explained topics such as: The characteristics of attorney profession, the criterions of admission, the right and the competences of attorney, the obligation of attorney and the attorney organizations in public sector. In the part of comparison between two countries? attorney legal framework, we explained the similarities and differences between Turkish Attorney Law and Albanian Attorney Law. In the result part, we gave place to our opinions regarding this topic. Additionally we expressed our critics about some topics in the Albanian Attorney Law and we gave our suggestions in order to protect job reputation from being outraged. The analysis made in this study, which is supported by our opinions, the specialists and our precious professors? opinions, gives us the possibility to look at both countries attorney law at a wide aspect and compare their attorney laws

    The plausible proof

    No full text
    Normal bir yargılamada amaç gerçeğe ulaşmaktır. Bu nedenle normal yargılamalarda hâkim gerçeğe ulaşmak için bütün delilleri inceleyerek bir karara verir. Verilen hükümde bu nedenle kesin hüküm niteliğinde olur. Bunun adı ?kural ispat ölçüsüdür?. Anahtar Kelimeler: Hukuk, İcra ve İflas Hukuku, Medeni Usul Hukuku, İspat, Yaklaşık, DelilThe standard of proof in civil cases is set out in § 286 ZPO and is called the "ordinary standard of proof' ("Regelbeweismass"), which is relevant if no specifie rules are applicable. Under certain circumstances the law requires the plaintiff to make the facts essential to his case "plausible" ("glaubhaft?). Key Words: Law, Enforcement and Bankruptcy Law, Civil Procedures Law, Proof, Plausible, Evidenc

    The actions and the exeting proceedings stem from the lease of revenue

    No full text
    Kira sözleşmesi, taşınır veya taşınmaz mallar ile bir hakkın kullanılmasının belirli bir bedel karşılığı başkasına devir borcunu sağlayan bir sözleşme türüdür. Kira sözleşmesinin, adi kira ve hasılat kirası olmak üzere iki türü vardır. Hasılat kirası, hasılat getiren bir malın veya hakkın kullanılmasının yanında semelerinden yararlanılmasının da devredildiği sözleşmedir. Hasılat kirasının konusunu taşınır veya taşınmaz mallar oluşturabileceği gibi adi kiradan farklı olarak haklarda oluşturur. Hasılat kirası sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar hasılat kirasından kaynaklanan davalar ve takiplerin konusunu oluşturur. Uygulamada hasılat kirasından kaynaklanan davalar; tahliye davaları, tespit davaları, uyarlama davaları, kira bedelinin indirilmesi davaları, kira alacağı ve tazminat davaları şeklinde görülmektedir. Hasılat kirasından kaynaklanan takipler, kiralayanın mahkemeden aldığı tahliye ilamına dayanarak yaptığı ilamlı icra yoluyla takip ile kira süresinin sona ermesi ve kiracının temerrüdünden kaynaklanan ilamsız icra yoluyla takip olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır.The lease agreement is a type of contract which allows to transfer to someone else movable or real properties and a right for a price. The lease agreement has two type as ordinary rent and rent of revenue. The rent of revenue is a contract that transferred the usage not only the bringing a revenue property or the right also its fruits. Subject of the revenue contract arise from movable and real estate in adition differ from ordinary rent as includes the rights. The contradictions arised from revenue contract couse of actions and executing proceeds. In practise actions stem from revenue contract are eviction case, declarotary action, adaptation action, rental diminishing action, rental demand action and action for compensation. Executing proceeds stem from revenue contract combines in two part which judgment dept handled from a court after action and default of tenant
    corecore