1,720,978 research outputs found
Mimari açıdan biyomimikrinin tasarım paradigması olarak değerlendirilmesi
International Symposium on Innovative Approaches in Scientific Studies (3. : 2019 : Ankara, Turkey)Biomimicry which has been developed in many parts of the world, continues to apply as an experimental approach to design. Design process requires an interdisciplinary approach, including sustainability to solve both aesthetic and functional
challenges. Biomimicry as a sustainable design paradigm, emphasis on natural ventilation while eliminating the cost and disadvantages of additional ventilation systems. Meanwhile, it could decrease the CO2 eruptions in buildings and generate unlimited electricity power using natural sunlight. The outcome leads to preserve fossil fuels as a secondary energy source while promoting the ecological balance to improve our living environment. This study explores the reasons behind the failure of
biomimicry approach in Turkey's architectural design as well as the country's educational system. The findings could be used as a guideline for future studies that are looking to apply biomimicry as a sustainable approach to their design solution.Dünyanın pek çok yerinde geliştirilmiş ve geliştirilmeye devam eden biyomimikri ile mimari tasarımlar bir problem üzerine veya bir çözüme dayalı olmak üzere iki şekilde uygulanmaktadır. Disiplinler arası iş birliği ile bir dayanışma gerektiren
bu tasarım modelinde hedef doğayı örnek alarak işleyiş ve fonksiyonelliği ön planda tutarak mimari tasarımlarda çözüme ulaşmaktır. Bir tasarım paradigması olarak kullanılan biyomimikri, doğal dengeye ayak uyduran ve binalarda CO2 salınımının azalması, sağlığa olumlu etkileri, doğal havalandırma ile ek havalandırma sistem ve masraflarının ortadan kalkması, sonsuz güneş ışığı ile birlikte sınırsız elektrik üretimi, bu sayede tükenen enerji kaynaklarından olan fosil yakıtların kullanılmaması ve
çevreye zararlı emisyonların salınmaması gibi ekolojik dengeye birçok katkı sağlamaktadır. Türkiye’de biyomimikri kavramı daha yeni gelişen bir kavramdır. Bu çalışmada Türkiye’de biyomimikrinin bir tasarım stratejisi olarak kullanılması ile birlikte bina tasarımlarının artması, mevcut mimarlık öğrencilerini bu yönde geliştirmek ve daha bilinçli bireyler olarak geleceğe yön verebilmeleri için uygulanmış ve proje aşamasında olan örnek projeler anlatılması amaçlanmaktadır.No sponso
Ekolojik ve sürdürülebilir çözümlerin içmimarlıktaki yeri ve önemi
Sürdürülebilirlik çok genel bir kavram olmak üzere hayatımızın her alanında karşılaşabileceğimiz bir kavramdır. Çevremizdeki tüm canlıların hayatta kalmasını sağlamak ve daha iyi bir yaşam haline getirebilmek için büyük önem taşımaktadır. İnsan yapımı olan ürünlerin doğaya entegre olmaması veya doğaya zarar vermesi insana da zarar vermesi demektir. Bu nedenle ekolojik dengeyi bozmayacak çevre ile uyumlu tasarımlar yapmak, sürdürülebilir malzemeler seçmek, doğaya uyum sağlayabilecek fikirler yürütmek hem eğitiminiz esnasında hem de mesleki olarak size kattığı farkındalık sayesinde sorumluluk bilinci ile dünyaya katkınız olacaktır. Bu bölümde ilk olarak Yapı Çevresi ve Mekânda Sürdürülebilir Örnekleri başlığı altında bitki kullanımlarının veya peyzaj elemanlarının kullanımının iç mekâna etkisi, suyun tekrar geri dönüştürülmesi ve tekrar kullanılmasına yönelik yöntemler, trombe duvarı kullanım alanları ve çalışma yöntemi, duvar / tavan / zemin bitirme malzemeleri sürdürülebilir çözüm önerileri, aydınlatma elemanlarına sürdürülebilir çözümler, mobilyalarda dikkat edilmesi gereken özellikler, aksesuar, pencere/ kapı gibi elemanlarda dikkat edilmesi gereken özelliklere değinilmektedir. İkinci bölümde ise Malzeme Seçiminde Isıl Geçirgenlik Değerinin Önemi başlığından oluşan, mekânda enerji verimliğini koruyabilmek için iç mekânda ısıtma ve soğutma sonrası mekânın sıcaklığının sabit tutmak amacıyla malzeme seçimlerini etkileyen ısıl geçirgenlik değerinin anlatıldığı özellikleri bulabilirsiniz. Bu bölüm ile içmimar adayı olan siz öğrencilerimizin çevreye duyarlı ve sürdürülebilir mekânlar yaratmanın önemini kavrayarak geleceğe daha faydalı ekolojik tasarımlar sağlayabilirsiniz.No sponso
Turgut Cansever’in mimari tasarım yaklaşımı bölgeselcilik kavramı Antalya Karakaş Camii örneği
International Symposium on Innovative Approaches in Scientific Studies (3. : 2019 : Ankara, Turkey)It has been approved that architecture is a dynamic process which will evolve over the span of time and may affect and change the culture of inhabitants. Having such a philosophy, Turgut Cansever, combined both culture and history with architecture and became one of the prominent architects of the 20th century in Turkey. Cansever has an emphasis on cultural values, reflecting the traces of the past to the present on his projects. Using İslamic motifs in the structures, reflecting the values of the past, highlighting the unity of the design features and integrating the Islamic architecture with western context are some of the most significant impacts of him on Turkish architecture.
Turgut Cansever was looking for a fundamental social philosophy to reflect on his buildings. Cansever used regionalism as a dominant approach to design and became a leading influence for the other philosophical thinkers on this subject. Following the thoughts of Kenneth Frampton regionalism approach, Turgut Cansever redefines local identity in his structures. Evaluating Turgut Cansever' Karakaş Mosque, in this research, we explore the dual relationship between the architecture and socio-cultural factors.Mimarlığın bir süreç ile birlikte değişimi ve yıllar içerisinde o dönemi yaşayan insanların kültürleri ile değişim gösterdiği görülmektedir. Bu yaklaşımı ile hem kültürü ve hem de tarihsel süreci bir araya getirerek mimariye uygulayan Turgut Cansever 20. yüzyılın önemli mimarlarındandır. Cansever’in kültürel değerlere önem verip, geçmişin izlerini günümüze yansıtmayı ve mimaride biçimin her kültüre göre değişim göstereceğini savunmaktaydı. İslam’ın motiflerini yapılarında kullanması, geçmişin değerlerini ön planda tutması ve bütünsellik algısına verdiği önem en belirgin özellikleridir. Buna ek olarak İslam’da mimari bütünlüğün her zaman olduğu Batı’da ise gelişmekte olduğunu da savunmaktaydı. Cansever toplumun bütününü yönlendiren bir temel felsefe arayışı içindeydi ve binalarında da bunu yansıtmaktaydı. Turgut Cansever’in tasarım sürecinde ve süreç neticesinde ortaya çıkan mimari ürünlerinde insanlık tarihine bakarak tasarımlarına bulgularını yansıtması en önemli yöntemi olarak görülmektedir. Bir yaklaşım biçimi olan bölgeselciliği ön planda tutan Cansever bu konu hakkında farklı felsefi düşünürlerden de etkilenmiştir. Kenneth Frampton’un eleştirel bölgeselciliğinden etkilenerek yapılarında yerel kimliğin bulunmasında yardımcı olmuştur. Bu çalışmada literatür taraması ile Cansever’in söyleşileri ele alınarak felsefenin mimarisine etkileri ve bölgeselciliğe dair düşüncelerinin mimariye etkileri incelenmektedir. Mimarı Turgut Cansever olan Antalya Karakaş Camii’nin tasarım sürecinin ve izlediği yöntem örnek üzerinden değerlendirilecektir.No sponso
Enerji Verimli Binaların Tasarımı İçin Yapay Zeka ve Sinirsel Bulanık Mantık Yönteminin Uygulanmasına İlişkin Bir İnceleme
Artificial intelligence in architecture can be applied to various disciplines and used as a decision-making tool. However, its application
areas in architecture are expanding with multiple methodologies. Nowadays, the usage areas of these methods, which are also
integrated into architecture course contents, are pretty standard, but they are still in the development stage. While there are many
alternative applications, especially for generating visuals, it has been examined in the literature that there are fewer applications for
methods that require software with digital content. Applying these methods, which have developed as a great alternative to human
calculation or overlooking, especially in multi-criteria situations before architectural design, determines the speed and path of
decision-making in starting the design. This research provides a comprehensive and in-depth systematic review of recent work on
applying artificial intelligence technologies to create energy-efficient buildings. In addition to detailing the principles and applications
of AI-based modeling approaches commonly used in predicting building energy use, an evaluation of the work carried out in major
AI fields, exceptionally energy efficient building, is made and explained through an example building in terms of architectural design.
Within the scope of the study, a case study was carried out by determining the necessary parameters for the indoor pool structure,
which is the selected sample building, to provide ideal energy efficiency. Indoor and outdoor temperature values, thermal
transmittance value of insulation material, ventilation in the space, presence of a shading element on the facade, building orientation
(south, north, east, and west), and window wall ratio are the parameters evaluated as input in this study. In addition, the research
outputs include the determination of the targeted annual energy requirement within the scope of the study. Building features with
the lowest energy requirements in each group were examined by splitting them into eight groups to compare the numerical data
collected. The findings of the research show that the error value ratio found with the neural fuzzy logic ANFIS method is 0.0033174
for the accuracy in the emergence of the values that will guide the building design, and when evaluated by regression analysis, the
R² value is 0.9997 (99%). It is anticipated that this study is expected to help architects and contribute to the literature as a method
that can generate ideas for new studies to be conducted due to the scarcity of studies on neural fuzzy logic in architecture. It is
emphasized that the methods used in this study can significantly improve the energy efficiency and cost-effectiveness of buildings
designed to provide a comfortable indoor environment for building occupants. Finally, the study discusses future research on using
artificial intelligence in energy-efficient buildings.Mimarlıkta yapay zeka çok çeşitli disiplinlere uygulanabilir ve karar verme aracı olarak kullanılabilir. Ancak mimaride uygulama
alanları çeşitli metodolojilerle genişlemektedir. Günümüzde mimarlık ders içeriklerine de entegre edilen bu yöntemlerin kullanım
alanları oldukça yaygındır ancak hala gelişme aşamasındadır. Özellikle görseller üretme konusunda birçok alternatif uygulamalar
bulunurken, sayısal içerikli yazılım gerektiren yöntemler için daha az uygulama yapıldığı literatürde incelenmiştir. Özellikle mimari
tasarım öncesi çok kriterli durumlarda insanın hesaplama veya gözden kaçırma durumlarına karşılık büyük bir alternatif olarak gelişen
bu yöntemlerin uygulanması, tasarıma başlama konusunda karar verme hızını ve yolunu belirlemektedir. Bu araştırma kapsamında,
enerji verimli binalar oluşturabilmek için yapay zeka teknolojilerinin uygulanmasına ilişkin yapılan son çalışmaların kapsamlı ve
derinlemesine sistematik bir incelemesi yer almaktadır. Bina enerji kullanımı tahmininde yaygın olarak kullanılan yapay zeka tabanlı
modelleme yaklaşımlarının ilkeleri ve uygulamalarının detaylandırılmasının yanı sıra, enerji verimli bina başta olmak üzere başlıca
yapay zeka alanlarında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi yapılarak mimari tasarım açısından örnek bir yapı üzerinden
açıklanmaktadır. Çalışma kapsamında seçilen örnek bina olan kapalı havuz yapısının ideal enerji verimliliğini sağlayabilmesi için
gerekli parametrelerinin belirlenmesi ile örnek çalışma yapılmıştır. İç mekan ve dış mekan sıcaklık değerleri, yalıtım malzemesi ısıl
geçirgenlik değeri, mekanda havalandırma olup olmaması, cephede gölgelendirme elemanı olup olmaması, binanın yönlendirilmesi
(güney, kuzey, doğu, batı) pencere duvar oranı bu çalışmada girdi olarak değerlendirilen parametrelerdir. Ayrıca, çalışma kapsamında
hedeflenen yıllık enerji ihtiyacının belirlenmesi de araştırmanın çıktılarını oluşturmaktadır. Elde edilen sayısal verilerin karşılaştırması
için 8 gruba ayrılarak her bir grubun içinde en az enerji ihtiyacı olacak yapı özelliği araştırılmıştır. Araştırma sonucu meydana gelen
bulgular bina tasarımına yön verecek değerlerin ortaya çıkmasındaki doğruluk payı için sinirsel bulanık mantık ANFIS yöntemi ile
bulunan hata değeri oranı 0,0033174 olduğu, regresyon analizi ile değerlendirme yapıldığında ise R² değeri 0,9997 (%99) oranında
doğruluk payı olduğunu göstermektedir. Bu çalışma ile mimarlıkta henüz sinirsel bulanık mantık ile ilgili çalışmaların gelişmemesi
nedeniyle yapılacak yeni çalışmalara fikir verebilecek bir yöntem olarak mimarlara yardımcı olabileceği ve literatüre katkı
sağlayabileceği öngörülmektedir. Araştırma kapsamında kullanılan yöntemlerin, bina kullanıcılarına konforlu bir iç ortam sağlamak
üzere tasarlanan binaların enerji verimliliğini ve maliyet etkinliğini büyük ölçüde artırabileceği vurgulanmaktadır. Son olarak çalışma,
yapay zekanın enerji verimli binalarda uygulanmasına ilişkin gelecekteki araştırmalara yönelik bir tartışma içermektedir.No sponso
The importance of using photovoltaic panels (PV) in buildings in the corporate environmental responsibility of local governments
Corporate social responsibility is composed of strategic goals for institutions that will stand out in a competitive environment and strengthen their corporate image. Corporate environmental responsibility, which is the subtitle, requires the organization to determine strategies that are environmentally conscious and to be sensitive to the life and living
environment by reducing carbon emissions. As most energy consumption is in the buildings, the most important environmental steps of the institutions are to save energy in their buildings. With this study, the use of PV panels with solar and PV panels, which are among the alternative renewable energies, will be examined. As the corporate environmental
responsibility develops in local government buildings every year, the effect of PV panels on the building form and the energy savings they provide will be analyzed within the scope of this study. The PV panels, which can be integrated into the existing building design and newly built buildings according to the form of the buildings, are evaluated over the climate,
region, solar radiation and the total area covered on the building.Kurumsal sosyal sorumluluk kurumlar için, rekabet ortamında kendisini ön plana çıkaracak ve kurumsal imajını güçlendirecek stratejik hedeflerden oluşmaktadır. Kurumsal çevre sorumluluğu ise, kurumun çevre bilincine uygun stratejiler belirlemesi, karbon salımının azaltılması ile canlıların yaşamına ve doğal çevreye karşı duyarlı olması gerekmektedir. En fazla enerji tüketiminin binalarda olması nedeniyle kurumların en önemli çevre adımları binalarındaki enerji tasarrufunu sağlamak olmalıdır. Bu çalışmada, binalarda tüketilen enerji ve bu ihtiyacı karşılamak için kullanılan
alternatif yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan güneş enerjisi (PV paneller) ele alınmaktadır. Kurumsal çevre sorumluluğunun yerel yönetim binalarında her sene geliştirmesi nedeniyle bu çalışma kapsamında 4 yurtiçi ve 4 yurtdışı olmak üzere toplam 8 yerel yönetim binası PV panellerin bina formu üzerinde etkisi ve sağladıkları enerji tasarrufu incelenecektir. Binaların formuna göre mevcut binaya sonradan eklenen ve yeni yapılan binalara tasarım aşamasında entegre olabilen PV panellerin iklim, bölge, güneş ışınımları ve bina üzerinde toplam kaplanan alan üzerinden
değerlendirilmesi yapılmaktadır.No sponso
Comparison of Passivhaus concept buildings used for indoor swimming pools in cold and hot climates
Passive House (Passivhaus) should be evaluated considering the indoor comfort conditions in order for the building to provide energy efficiency. Accordingly, the building's thermal properties, insulation, heating/cooling systems, lighting, hot water systems, natural ventilation, location and orientation of the building and outdoor climate characteristics, and passive solar systems and sun protection elements are required. When the Passivhaus concept was first introduced, the goal was to reduce the heating load in cold climate countries and use the existing heat more efficiently, and all the factors that prevent it were designed to be cold temperatureappropriate. Today, Passivhaus concept buildings are primarily used in residential buildings and are widely used in small-scale offices, residences, and other facilities. In large-scale Passivhaus installations, ventilation, lighting, heating, and cooling requirements expand, increasing energy consumption. The buildings should be oriented with the sun in hot climates due to the low heating load and the high cooling load. This study is a comparison of the indoor pool structure with the Passive House concept in Munich, which has a cold climate in Germany, and the indoor pool structure implemented in Antalya, which has a hot climate in Turkey. In this regard, OpenStudio and ClimatePlus simulation programs are used to conduct research. The results obtained show that the use of Passivhaus in hot climates is as efficient and profitable as the use in cold temperatures. It is concluded that preventing the formation of thermal bridges in buildings, the thickness of the insulation materials, the importance of heat permeability, and conductivity coefficients also affect the annual cost.Pasif Ev (Passivhaus), binanın enerji verimliliği sağlayabilmesi için iç mekân konfor koşullarını göz önünde bulundurarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda binanın ısıl özelliklerini, yalıtımını, ısıtma/soğutma sistemlerini, aydınlatmasını, sıcak su sistemlerini, doğal havalandırmayı, binanın konumu ve yönelimi ile dış mekân iklim özelliklerini ve pasif güneş sistemleriyle güneşten korunma elemanlarını kapsaması gerekmektedir. Pasif Ev konsepti ilk çıktığında amaç soğuk iklime sahip ülkelerde ısıtma yükünü hafifleterek var olan ısıyı daha verimli kullanabilmeyi sağlamaktır. Enerji verimliliğini sağlamaya engel olan tüm elemanlar soğuk iklime uygun olacak şekilde tasarlanmıştır. Pasif Ev’lerin kullanımları günümüzde de en çok konut yapılarında kullanılmıştı ve küçük ölçekli ofis, konut vb. yapılarda kullanımı yaygındır. Büyük ölçekli yapılarda pasif evlerin havalandırma, aydınlatma, ısıtma ve soğutma gibi ihtiyaçları mekân genişledikçe performansta düşüşe neden olduğu görülmektedir. Sıcak iklimlerde ise ısıtma yükünün az olmasıyla soğutma yükünün fazla olması güneşe göre yapının tasarlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada da Almanya’da soğuk iklime sahip Münih’te Pasif Ev konseptine sahip kapalı havuz yapısı ile Türkiye’de Antalya’da uygulanan kapalı havuz yapısı karşılaştırması yapılmıştır. Yapıların birbirleri ile enerji performansları Openstudio ve ClimatePlus simülatör programları ile ölçümlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre sıcak iklimlerde pasif evlerin kullanımının soğuk ülkelerde kullanımlar kadar verimli ve kâr sağlayan sistem olduğunu göstermektedir. Yapılarda ısı köprüsü oluşumlarının engellenmesi ve malzeme kalınlıklarının öneminin tahmini etkilediği maliyet ölçümü ile hesaplanmıştır.No sponso
Kurumsal sosyal sorumluluk: inşaat sektörü için sürdürülebilirlik bağlamında kavramsal bir çerçeve
International Symposium on Innovative Approaches in Scientific Studies (2. : 2018 : Samsun, Turkey)In the construction sector, the issue of corporate social responsibility (CSR) is increasingly important. The concept of CSR, which focuses on different sectors in different countries, is dealt with in the construction sector on the basis of sustainability. In developed countries, CSR is in the forefront in the construction sector and positively affects the sector by benefiting from these activities. According to the results of studies on the subject, while in developing countries such as Turkey, the focus of firms is negligible, while the continuity of cultural values and to grow the company. Although the history of CSR dates back a long time, there has been an important development process for the management of construction companies in recent years. This development increases the sensitivity to the society and the environment and the formation of responsibility, as well as the growth of the company, provides confidence in the company. However, it was concluded that the results are gaps in construction firms with many countries which are uncertain and evolving unable to due to profit-driven expectations for costoriented companies operating in Turkey and observed that the greater the efficiency. In the construction sector, CSR research has accelerated in recent years and has remained fragmented and unbranded. A comprehensive literature review has been conducted to eliminate the lack of existing CSR concept, to create a conceptual framework on contemporary CSR theory and to identify the general areas of CSR activities. With the review of the literature, the process of emergence of the subject, CSR management, the effects of the characteristics of the construction sector on CSR are discussed. The results of this work, ensuring sustainable development of the CSR concept in the construction sector in Turkey will be discussed the effects of the system.İnşaat sektöründe, kurumsal sosyal sorumluluk (KSS / CSR-Corporate Social Responsibility) konusu giderek önem kazanmaktadır. Farklı ülkelerde farklı sektörlere de odaklanan KSS kavramı inşaat sektöründe genel olarak sürdürülebilirlik ekseninde ele alınmaktadır. Gelişmiş ülkelerde inşaat sektöründe KSS ön plandadır ve bu faaliyetlerinden fayda sağlayarak sektörü olumlu yönde etkilemektedir. Yapılan çalışmaların sonuçlarına göre Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeyse firmaların odaklandığı, büyümek ve firmanın devamlılığı iken kültürel değerlerin göz ardı edildiğidir. KSS tarihi çok eskiye dayanmasına rağmen son yıllarda inşaat firmalarının yönetimi için önemli gelişim süreci yaşanmaktadır. Bu gelişim topluma ve çevreye karş ı duyarlılığın artması ve sorumluluğun oluşması, şirketin büyümesini sağlamanın yanı sıra firmaya güven sağlamaktadır. Ancak Türkiye’de maliyet odaklı çalışan firmalar için beklentilerin kar odaklı olmasından ve verimin ne kadar arttığı gözlenemediği için sonuçlar belirsizdir ve gelişmekte olan birçok ülkeyle birlikte inşaat firmalarında boşluklar olduğu sonucuna varılmıştır. İnşaat sektöründe KSS araştırmaları günümüzde hızlanırken, parçalanmış ve kavramlaştırılmamış olarak kalmıştır. Mevcut KSS kavramı hakkında eksikliği gidermek, çağdaş KSS teorisi üzerine kavramsal çerçeve oluşturmak ve KSS faaliyetlerinin genel alanlarını belirlemek amacıyla kapsamlı bir literatür incelemesi yapılmıştır. Literatür incelemesiyle birlikte konunun ortaya çıkma süreci, KSS yönetimi, inşaat sektörünün özelliklerinin KSS’ye etkisi tartışılmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları, inşaat sektöründeki KSS anlayışına sürdürülebilir kalkınma sağlayarak Türkiye’deki sisteme etkileri ele alınacaktır.No sponso
Biomimicry: a new design approach harmonious with nature
Biomimicry, in general, contributes to ecological balance as it helps
reduce CO2 emissions in buildings, positively affects health, eliminates the need for natural ventilation and additional ventilation systems and costs, unlimited electricity generation with endless sunlight, thus eliminating fossil fuels from depleted energy sources and ecological balance such as not releasing harmful emissions to the environment. Biomimicry, in the context of design, is the transferring of solutions nature have developed through its evolutional process into the field of design. The aim of this model where an interdisciplinary approach is required is to achieve a design solution through the imitation of nature. Biomimicry model is examined in two categories which are problem-based and solution-based approaches. In this paper where the development of technology and its effects of nature is evaluated, biomimicry is understood as a design model harmonious with nature and is exemplified through different disciplines. The effects of ecological system on structures and products with the help of technology has been examined. In this case,
nowadays the growing use of technology creates ease and grace in our daily life as well as problems and hardships. This study aims at developing an environmentally-wise and ecologically-friendly understanding in the field of design which is aligned with the core principles of biomimicry.Biyomimikri, genel olarak, CO2 salınımının azalması, sağlığı olumlu yönde etkilemesi, doğal havalandırma ile ek havalandırma sistem ve masraflarının ortadan kalkması, sonsuz güneş ışığı ile birlikte sınırsız elektrik üretimi ve bu sayede tükenen enerji kaynaklarından olan fosil yakıtların kullanılmaması ve çevreye zararlı emisyonların salınmaması vb. unsurlarla ekolojik dengeye katkı sağlar. Tasarım bağlamında biyomimikri ise, doğanın evrimsel süreç içinde geliştirdiği çözümlerin incelenerek tasarım
alanına aktarılması anlamına gelir. Disiplinler arası iş birliğini gerektiren bu tasarım modelinde hedef, doğayı örnek alarak çözüme ulaşmaktır. Biyomimikri ile tasarımlar problem ya da çözüm odaklı yaklaşımlar olmak üzere iki şekilde irdelenir. Teknolojinin gelişimi ve tasarım üzerine etkisinin incelendiği bu çalışmada biyomimikri doğayla dost alternatif bir tasarım modeli olarak
tanıtılmış ve çeşitli disiplinleri kapsayan örnekler üzerinden açıklanmıştır. Teknolojinin yardımıyla herhangi bir enerji tüketmeden ekosistemsel düzenin yapılar ve ürünler üzerinde uygulanması incelenmiştir. Bu durumda günümüzde gittikçe artan teknoloji kullanımlarının hayatımıza kattığı kolaylıklar ile birlikte sıkıntıları da ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma tasarım alanında
biyomimikrinin temel ilkeleriyle uyumlu, ekolojik duyarlılığa sahip ve doğa dostu bir anlayışın oluşturulmasını amaçlanmaktadır.No sponso
Konut çatı ve cephelerinde farklı fotovoltaik sistem uygulamalarının değerlendirilmesi
Photovoltaic systems developed for the purpose of obtaining electricity from sunlight are becoming increasingly widespread. In addition to its traditional functions, the building shell have equipped with a suitable plant area function for a for photovoltaic panel applications in order to provide energy production. It is thought that photovoltaic panel applied to the building shell can cause serious problems without considering architectural criteria. For this reason, photovoltaic system requirements were determined in order to meet the average daily energy requirement of a single story house in Burdur province. 4 different photovoltaic system application alternatives were evaluated for architectural criteria.Güneş ışınlarından elektrik enerjisi elde etme amacıyla geliştirilen fotovoltaik sistemlerin kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Bina kabuğu, geleneksel işlevlerinin yanı sıra, enerji üretiminin sağlanması amacıyla fotovoltaik panel uygulamaları için de uygun bir tesis alanı işlevi yüklenebilmektedir. Mimari ölçütler dikkate alınmaksızın bina kabuğuna yapılan fotovoltaik panel uygulamalarının ciddi sorunlar yaratabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, Burdur ili koşullarında tek katlı bir konutun ortalama günlük enerji gereksiniminin karşılanabilmesi için fotovoltaik sistem gereksinimleri belirlenerek, mimari ölçütler açısından tartışılmak üzere 4 farklı fotovoltaik sistem uygulama alternatifi değerlendirilmiştir.No sponso
- …
