Selcuk University Journal of Engineering, Science and Technology
Not a member yet
    460 research outputs found

    ŞEHİRLERİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK PERFORMANSLARININ BİR BULANIK ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME TEKNİĞİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

    Get PDF
    Bu çalışmada, Türkiye’nin 9 şehrinin sürdürülebilirlik performanslarının çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çevre, enerji ve sosyoekonomi alanlarından seçilen 11 kriter, uzman görüşlerine bağlı olarak ağırlıklandırılmıştır. Bu ağırlık değerleri illerin kriterlere göre verileri ile BAHP yönteminde kullanılmış ve sonucun bulunması sağlanmıştır. Uzman görüşlerine bağlı olarak kriterler arasından en belirleyici öneme sahip olan kriter “mutsuzluk” olarak hesaplanmıştır. Değerlendirilen iller arasından en iyi sürdürülebilirlik performansına sahip olan il Afyonkarahisar olarak hesaplanmıştır

    TAM ZAMANINDA ÜRETİM FELSEFİNE DAYALI SERİ HATTIN SİMÜLASYON TEKNİĞİYLE PERFORMANS ANALİZİ

    No full text
    Literatürde tam zamanında üretim sistemi konusunda siparişlerin tek tip üründen oluştuğu varsayılmıştır. Bu çalışmada ise literatürden farklı olarak siparişlerin farklı ürün bilgilerini içerebildiği üretim sistemi üzerinde durulmuştur. Kanban kartları ile çalışan bir akış tipi üretim hattı çeşitli varsayımlar altında SIMAN dili kullanılarak modellenmiştir. Çeşitli faktörler belirlenerek üç farklı deney seti oluşturulmuştur. Bu deney setleri ile faktörlerdeki değişikliklerin etkisi gözlemlenmiştir. Faktörlerdeki değişimin etkisini gözlemlemek için farklı performans ölçütleri belirlenmiştir. Sonuçlar istatistiksel olarak yorumlanmış ve analiz edilmiştir

    DEVELOPMENT OF A WIRELESS PRESSURE SENSOR MODULE TO CONVERT THE MOBILE PHONES INTO DIVE COMPUTERS

    Get PDF
    Diver carried computers are basically designed to measure the depth and time and provide safe ascent profiles in order to avoid decompression sickness in divers. All of the units in the market are based on embedded systems where the user cannot reprogram the units except entering limited number of dive parameters such as the content of cylinders and the conservatism of the computation.An innovative system is designed and patented by the authors for implementing a diver carried computer using a mobile phone inside a pressure and waterproof housing in combination with an external microcontroller based electronic module. The aim of this work is to communicate the design of the key component of this system which is the external module built in order to measure pressure and temperature data and send them wirelessly to the mobile phone.The external module compartment is placed adjacent to the mobile phone compartment. The impermeability is provided by two successive o-rings. A double lock system is used to prevent the external module and the mobile phone compartment from breaking apart underwater. The external module collects data from its sensors and peripherals and put them together into a so called frame. This frame is transmitted to the mobile device using wireless communication (WiFi or Bluetooth) and analyzed by the mobile device when received. This functionality is ensured by a minimalistic electronic design that includes a microprocessor, an oscillator, Wi-Fi module (IEEE 802.1x protocol) or Bluetooth, resistors and capacitors. The module is tested and benchmarked successfully with 7 existing dive computers in the market up to 42 m in open water conditions.             The system has the advantage of rapid model implementation and deployment, ability to run multimodel decompression procedures, user specific screen layout through the application of “skins”, very large data logging capacity and all the advantages of mobile phones including sending post dive SMS messages in case of preset rules for emergencies, automatic wireless transfer of dive logs to research centers via internet and/or to dive center management services. Future projects target the use of photo and video recording, music and film playing capacities of mobile phones to entertain divers during long decompression stops as well. This platform is further expandable with additional modules to capture a wide variety of information such as oceanographic parameters like salinity, conductivity and dissolved oxygen

    İKİ AMAÇLI FARKLI MAKİNE SEÇENEKLİ KAPALI DÖNGÜ TEDARİK ZİNCİRİ OPTİMİZASYONU: BULANIK ÇÖZÜM TEKNİĞİ UYGULAMASI

    Get PDF
    Tedarik zinciri yönetimi, küreselleşme çağının başlangıcından beri akademisyenlerin ve uygulayıcıların artan ilgisini çekmeye devam etmiştir. Son yıllarda, tedarik zinciri yönetiminin odak noktası, enerji tüketimi, karbon emisyonları gibi ekonomik, sosyal ve çevresel yönlerin ortaklaşa ele alındığı sürdürülebilir akış yönetimi olmaya başlamıştır. Bu çalışmada, çok dönemli kapalı döngü tedarik zinciri ağ tasarım probleminin optimizasyonu için iki amaçlı karmaşık tamsayılı doğrusal programlama modelinin formüle edilmesi ve çözülmesi gerçekleştirilmiştir. Model, farklı makine tiplerinde faaliyet gösteren tesislerin toplam operasyon maliyeti ve toplam karbon emisyonları olmak üzere iki ayrı amacın minimizasyonunu hedeflerken, üretim ve dağıtım stratejilerini belirlemekte ve yeni veya eski tip makinelerin kullanımına da karar vermektedir. Daha eski ve güncel olmayan makinelerin ilk satın alma maliyeti, yeni ve güncellenmiş makinelere göre daha düşük olmasına rağmen, eski makineler, saat başına daha yüksek maliyetle çalışırken yeni makinelere göre saat başına daha fazla karbon salmaktadır. Ayrıca, bir saat içinde üretilen ürünlerin sayısı, yani üretkenlik, yeni makinelerde daha üstündür. Bu iki amaçlı kapalı döngü tedarik zinciri modelinin çözümü için bulanık ağırlıklandırma yaklaşımı kullanılmıştır. Sonuçlar, üretimde yeni nesil teknolojilere yatırım yapılmasının hem ekonomik hem de çevresel amaçlara ulaşmak için önemli olduğunu göstermektedir

    ANGSTRÖM-PRESCOTT MODELİNİN POLİNOM İLE GELİŞTİRİLMESİ VE DİYARBAKIR GÜNEŞ IŞINIMI VERİLERİNE UYGULANMASI

    Get PDF
    Dünyanın en önemli enerji kaynağı güneş enerjisi, çeşitli alanlarda farklı konular altında araştırılmaktadır. Özellikle, fosil yakıt kaynaklarının azalmasından beri güneş enerjisinin değeri ve önemi daha da artmıştır. Güneş enerjisi ile ilgili ilk araştırmalar 20. yüzyılın ilk çeyreğinde başlamış ve bu tür çalışmaların ilki güneş ışınımının güneşlenme süresine karşı tahmin edildiği çalışmadır. Bu makalenin hedefi, güneş ışınımının tahmini konusunda yeni bir yöntem niteliğindeki polinom çözümleme (analiz) yolunu sunmak ve uygulamaktır. Bununla birlikte, polinom çözümlemesi güneş ışınımını tahmin etmekte yetersiz kalacağından, Polinom ile doğrusal (lineer) bir model özelliğine sahip Angström-Prescott yaklaşımı birleştirilmiştir. PoLin (POlinom-LINeer) modelinin temel ilkesi, salınımı (periyodiklik) veriden ayırmak ve daha sonra Angström-Prescott modelini arınmış veriye uygulamaktır. Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesi şehirlerinden Diyarbakır kapsamında önerilen yaklaşımın sonuçları ANFIS, HarLin ve Angström-Prescott modelleri ile karşılaştırılarak gerekli tavsiyeler sunulmuştur. PoLin modelinin çıktıları meşhur (klasik) Angström Prescott, HarLin ve ANFIS modellerinden daha başarılı bulunmuştur

    PREFABRİKE YAPILARIN RÜZGAR YÜKÜ GÜVENLİĞİNİN BELİRLENMESİ

    Get PDF
    Türkiye’de ve Dünyada son yıllarda oluşan depremlerin özellikle prefabrike sanayi yapılarına verdiği hasarlar ciddi boyutlarda olmuştur. Prefabrike Bina sektörü bu depremlerde güvenini önemli derecede kaybetmiş, geniş ve ciddi hasarlarla tanışmıştır. Dünyada kullanılan birçok yönetmelik, prefabrike yapıların yapım aşamalarını ve gerekli olan sınır kuvvetlerini belirlese de bu tip yapıların en önemli aşaması olan montaj aşaması için yapılmış bir yönetmelik yoktur. Prefabrik yapılara sadece yatay yük olarak deprem yüklerinin etkimediği bunun yanında bölgesel olarak farklılıklar gösterse de yatay rüzgar yüklerinin de bu yapıları önemli ölçüde etkilediği görülmüştür. Bu çalışmada, rüzgâr yükü etkisinde kalarak montaj ve işçilik hataları nedeni ile yıkılmış bir prefabrike sanayi yapısı incelenmiştir.  Görülen hasarların neden-sonuç ilişkisi içinde değerlendirmesi yapılarak montaj aşamasında ve proje aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsedilmiştir

    DEPREM BÖLGESİNDEKİ BAZI ÜLKELERDE EŞDEĞER DEPREM YÜKÜ METODUNUN KARŞILAŞTIRILMASI

    Get PDF
             Deprem hareketinin yapılar üzerinde yıkıcı bir etkisi bulunmaktadır. Bu etkinin yapıların tasarımı sırasında gerçeğe en yakın şekli ile hesap edilmesi ve tasarımın buna göre yapılması toplumun can güvenliği açısından çok büyük önem arz etmektedir.         Deprem hareketinin yapıya etkisinin hesaplanması için bir çok metot bulunmaktadır. Bu metotlar içerisinde en sade, en anlaşılır ve uygulaması en kolay olan metot Eş Değer Deprem Yükü Metodudur. Eş Değer Deprem Yükü Metodu genel olarak yapıya deprem esnasında etki edecek yatay yükün belirli katsayılar yardımı ile hesaplanmasına dayanmaktadır. Yapıların deprem sırasındaki karmaşık davranışını basite indirgemek için kullanılan bazı katsayılar geliştirilmiştir. Kullanılan katsayılar her ülke için değişmektedir.         Bu çalışmada ülkemiz yönetmeliğinde yer alan Eş Değer Deprem Yükü Metodunun farklı ülkelerdeki Eş Değer Deprem Yükü Metotları ile kıyaslanması yapılmıştır. Yapılan çalışmada ağırlığı ve bazı özellikleri bilinen bir yapıya etki edecek taban kesme kuvvetleri hesaplanarak karşılaştırılmıştır. Analizlerde sonlu elemanlar metodu kullanılmıştır

    KREN KİRİŞLERİNİN HAREKETLİ TEKİL YÜKE MARUZ SÖNÜMLÜ EULER-BERNOULLİ KİRİŞİ OLARAK MODELLENMESİ VE DİNAMİK ANALİZİ

    Get PDF
    Hareketli yük problemi pek çok mühendislik alanını etkileyen önemli bir konudur ve krenlerde dinamik etkilere neden olmaktadır. Günümüzde, krenler daha yüksek hızlarla çalıştığından, kren tasarımında hareketli yükten kaynaklanan dinamik etkilerin çok iyi incelenmesi ve analiz edilmesi gerekir. Bu nedenle, bu çalışmada hareketli yüke maruz kren kirişlerinin dinamik davranışları incelenmiştir. Bu amaçla, kren ana kirişini temsil eden basit mesnetli, homojen, izotropik bir Euler-Bernoulli tipi kiriş için hareketli yük problemi matematiksel olarak ifade edilmiştir. Hareketli yük kirişe tekil bir kuvvet şeklinde etki ettirilmiş ve kiriş önceki çalışmalardan farklı olarak sönümsüz değil, hafif sönümlü olarak ele alınmıştır. Bu matematiksel ifadelerin çözümünden kren kirişleri için yer değiştirmeleri, eğilme momentini, kesme kuvvetlerini veren matematik modeller elde edilmiştir. Matematik modeller Matlab programında algoritmalar oluşturularak çözülmüş ve çeşitli çalışma senaryoları için benzetim çalışmaları yapılmıştır. Senaryolar, farklı hızlar ve farklı kütle oranları için belirlenmiş ve her bir senaryo için kirişte sönümlü durumda oluşan yer değiştirmeler, eğilme momenti, kesme kuvveti değerleri grafikler ve çizelgeler halinde verilerek değerlendirilmiştir. Ayrıca, sonuçlar statik durumla da karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonuçları, yüksek hızlarda çalışan krenler için statik hesapların yetersiz kaldığını göstermektedir. Krenlerde, hareketli yükten kaynaklanan dinamik etkilerin çalışma senaryolarına göre analiz edilmesi ve tasarımın buna göre yapılması uygun olacaktır

    KARMAŞIK DALGACIK DÖNÜŞÜMÜ TABANLI YAPAY SİNİR AĞLARI İLE YÜZ ALGILAMA

    Get PDF
    Bu çalışmada yüz algılama için Gabor dalgacık dönüşümleri ve Çift Ağaç dalgacık dönüşümleri kullanılarak öznitelik çıkarımı yapılmıştır. Sınıflandırma basamağında ileri beslemeli yapay sinir ağları kullanılmıştır. Önerilen algoritmaların ilkinde, sinir ağlarını eğitmek için Çift Ağaç öznitelik vektörleri kullanılırken, ikincisinde sinir ağlarının eğitiminde Gabor öznitelik vektörleri kullanılmaktadır. Önerilen üçüncü algoritma ise ilk iki algoritmanın algı sonuçlarının OR mantık işlemi ile birleştirilmesinden oluşmaktadır. Sistemin başarımı yanlış algı oranının da hesaba katıldığı üç metrik ile hesaplanmıştır. MIT+CMU, FRAV2D, BioID, BANCA veri tabanları üzerinde simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Gabor dalgacık vektörlerinin boyutları farklı oranlara indirgenerek işlem zamanı ve performans üzerindeki etkileri incelenmiştir

    FREE VIBRATION ANALYSIS OF AN AIRCRAFT WING BY CONSIDERING AS A CANTILEVER BEAM

    Get PDF
    The present paper presents the modal analyses of a NACA 4415 airfoil. Theoretical and numerical calculations are performed by considering the air craft wing as a cantilever beam. The model is created and modal analyses are performed by using commercially available packages of SolidWorks and Ansys, respectively. The natural frequencies and the related mode shapes are obtained. The results of theoretical calculations are compared with the numerical modal analyses. The results show that by ignoring the whole forces on a plane (except for gravity), a plane wing can be considered as a cantilever beam

    430

    full texts

    460

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Selcuk University Journal of Engineering, Science and Technology
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇